Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
info |
1 tane "diyet.zayıflama" etiketli yazı bulundu "diyet.zayıflama" tagli diger ogeler resimler , videolar
 
Nis
07
    
Özellikle bahar ve yaz aylarinda kilo vermek için diyet uzmanlarina basvuran hasta sayisinda üç nedene bagli olarak artis oldugu kaydediliyor:

1- Check up ya da by pass sonrasi kilo vermesi zorunlu olanlar
2- Dogru beslenmeyi ögrenerek saglikli bir yasam sürmeyi hedefleyenler
3- Fiziksel olarak incelemek ve estetik kaygisiyla kilo vermek isteyenler

Diyet yapan kisiler genelde sonuca hemen ulasmak isterler. Ancak kilo vermek isteyenlerin gözardi etmemesi gereken nokta; seneler süren yanlis beslenme aliskanliklari nedeniyle bozulan metobolizmalarinin bir veye iki ay gibi kisa sürede düzelmesinin imkansiz oldugudur. Kilo vermekten çok elde edilen kiloyu korumak ve kisilerin su ile kas kaybi yerine yag kaybetmeye yönelik diyetleri tercih etmeleri gerekiyor. Bu tür diyetler de istenen kalici ve basarili sonuçlara ulasilmasini sagliyor.

Bilimsel anlamda ‘obezite’ yag dokusunun normalin üzerine çikmasi halidir. Dolayisiyla, bu hastaligin tedavisi yag dokusunun normal sinirlar içerisinde olmasi durumudur. Kilolarindan sikayetçi kisiler çogunlukla diyet sürecinde, birazdan asagida anlatilacak yanlislari uygulayarak, kisa sürede yüksek miktarda kilo veriyorlar ancak yag kaybetmiyor, su ve kas dokusunu kullaniyorlar. Böylece tedavi olmak yerine vücutlarina zarar veriyorlar.

Kilo verme süreci halk arasinda bilinenin tersine daha sistemli ve uzun soluklu bir dönemdir. Multi-disipliner yaklasimin hakim oldugu, bir çok hekim dalinin ekip mantigiyla biraraya gelerek teaviyi destekledigibir diyet programi kisiyi istedigi kiloya ulastiracak ve hayati boyunca uygulayabilecegi yeme düzenine kavusturacaktir.

Zayiflamak isteyen kisi hastaneye basvurdugunda ilk olarak çesitli testlerle metabolik hizi, vücut bilesimi (yag, yagsiz doku ve su orani ölçümü) laboratuvar ve biyokimyasal ölçümleri yapiliyor. Diyetisyen kontrolünde bir hedef belirleniyor ve kisinin yeme aliskanliklari, hastaliklari, yasi, cinsiyeti dogrultusunda bir planlama yapiliyor. Kisi, önerilen egzersizler için Fizik Tedavi’den, psikolojik destek gerekiyorsa Psikiyatri Bölümü’den, hormonal sismanlama söz konusuysa Endokrinoloji’den, lipid tablosu yüksekse Kardiyoloji’den destek alabiliyor. Bu departmanlarin isbirligiyle diyet için gerekli olan multi - disipliner tedavi ve yaklasim saglanmis oluyor.

Özellikle kisinin daha önce herhangi bir diyeti uygulayip uygulamadigina ise dikkat ediliyor. Çünkü sadece kulaktan dolma bilgilerle kendi kendine diyet uygulamis kisiler yüksek oranda kas ve su kaybina ugramis oluyorlar. Yag oranlari yükseldigi ve bu agirlik metobolizmayi asagiya çektigi için vücut daha yavas enerji yakiyor. Bu nedenle diyetisyen kontrolünde baslanilan diyet programi da baska bir boyut kazaniyor.

“Kas kaybedilmeden hatta kazanilarak kilo verilmesi hedeflenmeli”
Diyetin hedefine ulasabilmesi için beraberinde mutlaka önerilen bir baska etken de ‘egzersiz’dir. Kas kaybini önelemek ve vücudu hizlandirmak için bol bol spor yapilmalidir. Uzunca süre hareket etmeyen ve az enerji harcayan vücut, fonksiyonlarini düsük kaloriye çalismaya adapte ederek ve biraz fazla yemek yendigi zaman besinleri yag olarak depolamaya yatkindir.

Diyete baslayarak kilo vermek isteyen kisinin asla unutmamasi gereken bir nokta da et, balik, tavuk, hindi gibi et grubu besinlerini; protein açisindan süt, yogurt, peyniri, meyve ve sebzeyi; ekmek, pilav, makarna gibi karbonhidratlari eksik etmeden, dengeli sekilde her zaman her seyi yiyebilecek olmasi ve diyetin bütünlügünü saglayabilmesidir. Çünkü hiç bir gida tek basina, son derece karmasik ve sistemli isleyen vücut mekanizmasinin eksiksiz ve düzenli çalismasini saglayacak kadar mucizevi özelliklere sahip degildir. Kisi istedigi beslenme düzenine ve vücut ölçülerine önce inanarak, sonra da bildigi yanlislari bir uzmandan ögrenerek ulasabilir.

Diyette Dogru Bildigimiz Yanlislar

“Makarna, pilav, ekmek gibi karbonhidratlar diyetten tamamen çikarilmalidir”
Diyet yapan kisilerin düstügü en önemli hatalardan biri vücuda yeterli miktarda karbonhidrat vermemektir. Diyete basladigi zaman ekmek, pilav, makarna, patates, misir gibi besinleri kesen kisilerin metabolizmasi ihtiyaci olan karbonhidrati önce alir. Glikoz orani inince kan sekeri de düser. Sonrasinda vücut, kas içerisindeki karbonhidrati kullanmaya baslar, bu da kas kaybi anlamina gelir ve vücut beraberinde su kaybeder. Yani diyette karbonhidrati kesen kimse tartidaki sonucu görünce kilo verdigi yanilgisina düser ancak gerçek olan vücudun kaybettigi yag degil, kas ve sudur.

“Sadece protein agirlikli diyet zayiflamayi hizlandirir”
Proteinin vücut mekanizmasini hizlandirdigi dogrudur ancak süreklii protein almak kas dokularini eksiltir ve su kaybina neden olur. 1 gr. Kas dokusu kaybi yaklasik 2.7 gr. Su kaybina neden olur. Yagsiz doku kitlesi kaybi metabolik hizi düsürür. Insanalar tartiya çiktigi zaman kilo verdiklerini zannederler ancak metabolizma yavasladigi için diyet sonrasnda hizli bir sekilde kilo alirlar.

“Çesitli egzersiz ve diyetlerle bölgesel zayiflama mümkündür”
Spor merkezlerini dolduran veya her gün evinde sadece karin, bel için egzersiz hareketleri yapan bayanlarin dogru bildigi bir yanlis da; çesitli egzersiz ve diyetlerle bölgesel zayiflamanin mümkün oldugudur. Çünkü bütün insanlarin birer genetik sifresi ve vücutlarinin belli bölgelerinde varolan yag hücreleri vardir. Fazla olan besinler bu herkeste farkli bölgelerde bulunan hücrelerde toplanir. Kisi kilo verdiginde genetik sifresi dogrultusunda daha çok bu bölgelerde zayiflama gerçeklesir. Ancak vücut tipinde hiç bir degisiklik olmaz. Kisi armut tipinde ise sisman armut degil zayif bir armut veya zayif bir elma olarak kalir.

“Her tür hareket ve spor zayiflatir”
Vücudun egzersiz ve sporla kilo vermesi için yag yakma formuna geçmesi gereklidir, bu da ancak 18 ile 20 dakika süren düzenli egzersizle baslar. Çogu zaman 2 saat sürekli mekik hareketi yerine uygun nabizla 45 dakikalik bir yürüyüs, istenilen sonuçlara ulasmakta faydali olur.

“Sabahlari aç karnina içilen limonli sicak su yaglari eritir”
Halk arasinda inanilan bir baska yanlis da sabahlari, yemek öncesinde aç karnina limonlu sicak su içmenin vücuttaki yaglari erittigidir. Ancak bu inanç tamamen yanlistir. Suyun veya içine katilacak olan limon, soda, gibi maddelerin, bitki çaylarinin kesinlikle yaglari eritmek, yok etmek gibi bir etkisi bulunmamaktadir. Sicak suyun tavsiye edilmesinin asil nedeni midede 80 dakika gibi uzun bir süre kalmasi ve doygunluk hissi vermesidir.

“Meyve, yemekten 2 saat sonra yenir, yoksa bütün yenilenler yaga dönüsür”
Meyvelerin glisemik endeksinin bazi besinlere göre yüksek olmasindan dolayi hizli sekilde kan sekerini yükseltme özellikleri vardir. Kan sekeri yükseldigi zaman insülinin salgilandigi ve yemegin yaninda alinan meyve nedeniyle de, bütün yenilenlerin yaga dönüstügü iddia edilmektedir. Ancak vücut, ihtiyaci olan enerjiyi yemekten alir. Eger kisi normalden fazla yerse meyve olsa da olmasa da fazla besinler yaga dönüsür; buna paralel olarak kisi ihtiyaci olan enerjiyi az bir yemek ve yaninda meyveyle tamamliyorsa yedigi besin enerji olarak kullanilacagi için yaga dönüsmez. Genelde meyvenin ögün aralarinda önerilmesinin sebebi ise; meyvenin yaninda proteinli bir gida ile tüketildiginde kan sekerini dengelemesi ayrica aç karnina yanilen meyvedeki vitamin minerallerin daha iyi emilebilmeleridir.

“Tek ögün yemek yiyerek kolayca zayiflayin”
Vücudun kilo almasina neden olan en önemli etkenlerden biri, onu bütün gün aç birakip sadece aksamlari yemek yemektir. Çünkü yaklasik 20 saat aç kalan vücut bu durumun devam edecegini düsünür ve savasa hazirlanir gibi yediklerini depolamaya baslar. Sonra 4 saat içerisinde gelen besinler yag olarak depolanir. Bu konuda diyetisyenlerin tavsiyesi vücudu uzun süre aç birakmamak ve mutlaka her 3 - 4 saatte bir seyler yemektir